ABD-Rusya Krizi -Seçimlere Müdahale Tartışması

Obama yönetiminin yakında Trump’ a devredeceği başkanlık koltuğu ve dolayısıyla dış politika üzerindeki tartışmalar son aylarda ivme kazanmış durumda. Bazı analistlerin ‘Soğuk Savaş 2.0 sürümü’ olarak nitelendirdikleri bu süreç pek çok açıdan incelenmeye değer. Önce başkanlık seçimlerine Rusya’nın dolaylı olarak müdahale ettiği tartışılırken, sonrasında 35 Rus diplomatın sınır dışı edilip 2 Rus temsilciliğinin kapatılmasıyla başlayan ‘Soğuk Savaş’ söylemi, ABD’nin son olarak ‘Atlantik Çözüm Operasyonu’ kapsamında NATO üzerinden Avrupa’daki askeri varlığını artırma girişimiyle güçlendi. 2016 yılının son yarısını ele alırsak dijital alandaki mücadelenin diplomatik sürece sıçradığını ve bunun iki ülke arasındaki ilişkileri gelecekte nasıl şekillendireceğini hepimiz birden merak ediyoruz. ABD ve Rusya arasındaki gerginliğin Soğuk Savaş’la ilişkilendirmek için daha çok vakte ihtiyaç var. Ancak, olayların başlangıcına bakıp incelenirse bir yol alınabilir.

Rusya’nın ABD seçim sistemlerine müdahalesi:
Geçtiğimiz Ekim ayında ABD istihbarat ajansının yaptığı açıklamaya göre Rusya’nın seçimlere dolaylı olarak müdahale ettiği resmi olarak ilan edilmişti. Hatta istihbaratın başındaki isim James Clapper, Rusya’nın ABD güvenliği için en büyük tehdit arz eden siber aktör olduğunu belirtmişti. Ülkedeki pek çok kurum ve politikacıdan tepki gören bu gelişme için en çarpıcı ifadelerden biri senatör John McCain’e ait; Ukrayna TV’sine çıkan senatör, Rusya’nın bu hamlesinin açıkça bir savaş nedeni “act of war” olduğunu dile getirmişti. Bütün bunlar 8 Kasım’da Donald Trump’ın seçilmesinden önce olup biterken, ABD istihbaratı bu devlet destekli grubun istedikleri sonuca ulaştıklarını söylemişti.

Olayın başına dönersek, Kasım 2015’te FBI, Ulusal Demokratik Komite’yi (DNC) olası bir sızıntıya karşı uyarmış ve güvenliklerini artırmaları gerektiğini söylemişti. DNC bunun üzerine Mart ayında bütün parti yetkililerini güvenlik problemi üzerine uyarmış ancak Mayıs’a kadar dışarıdan teknik bir yardım almamıştı. Daha sonra CrowdStrike’ın ortaya çıkardığı gerçek gösterdi ki parti sitesine iki ayrı sızıntıdan zararlı yazılım yüklenmişti. Hillary Clinton’un seçim kampanyasını yürüten John Podesta ve eski Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın mailleri ortaya çıktıktan sonraysa Demokrat Parti için iş işten geçmişti.

Oltalama saldırılarıyla sızdırılan maillerin amacı genellikle casusluk faaliyetleridir. Bu siber saldırıları Rusya’yla ilişkilendiren güvenlik şirketi CrowdStrike’ın başındaki isim Dmitri Alperovitch, devlet destekli hacker grubu olan ‘Fancy Bear’ı ortaya çıkarmıştı. Demokrat Parti sitesini hackleyip hassas bilgileri tüm dünyaya duyurmasıyla tanınan Fancy Bear, kullanıcıların giriş bilgilerini isteyen maillerle oltalama saldırıları yolunu kullanıyor.

Rusya destekli hacker gruplarının Batı’daki siyasi kurumları hedef alması aslında yeni bir olgu. Daha önceleri de Beyaz Saray’a sızan devlet destekli gruplar olmuştu ama bunlar çok fazla ses getirmeyen basit casusluk eylemleriyken, bu seferki epey gürültülü oldu. Demokrat parti maillerinin yanı sıra Olimpiyat Oyunları sonrasında Dünya Anti-Doping Ajansı’nın Amerikalı atletler için ‘şüpheli hareketler’ gösterdiğini belirttiği dosyaları sızdıran aynı ‘Fancy Bears’ grubu bu sefer kendilerini gizleme gereği bile duymayıp bunları kendi sitesinde yayımladı.

Önceki gün yayımlanan ABD İstihbarat Teşkilatı Değerlendirmesi raporu, son seçimlerde Putin’in Trump lehinde kampanya yürütmesiyle ilgili araştırma sonuçlarını sundu. Belgelerde doğrudan geçen ifadeler çarpıcı: “Rusya’nın ABD’nin 2016 başkanlık seçimlerini hedefleyen etkileme kampanyasını değerlendirmeye aldık. Rusya devletinin esas amaçları Amerika’daki demokratik sürece karşı şüphelerin oluşması, Clinton’ı karalama ve başkanlık potansiyeline zarar vermektir. Rus devleti aynı zamanda Clinton’ın itibarını sarsarak Trump’ı onun karşısında daha ‘seçilebilir’ göstermeye çalışıp müdahale etmiştir. Bu değerlendirmeye üç kurum da katılmakla birlikte CIA ve FBI bu değerlendirmeye itimadı tam iken NSA güvencesinin orta derecede olduğunu belirtmiştir.”

Sonuç olarak ABD, Rusya’yı kendi içişlerine müdahale etmekle ‘yasal’ olarak suçladı. 11 Eylül sonrasında önceliğini ‘terörle savaş’ a “war on terror” bırakan CIA ve ülkenin diğer kurumları şu an Rusya destekli casusluk faaliyetlerine en fazla %10 bütçe ayırıyor. Son iki senede artış gösteren bütçenin Soğuk Savaş yıllarında %40 civarında olduğunu belirtelim.

Peki, Rus hükümeti neden Donald Trump’ı Hillary Clinton’a tercih edip siber operasyon yapabildi? Öncelikle, bütün bu belgelerin ufak da olsa yanılma olasılığını göz ardı etmeden duruma bakalım. Trump’ın da dediği gibi CIA zamanında Irak’ta bulunduğunu iddia ettiği kitle imha silahları konusunda da kesin konuşmuş ancak sonradan ortada delil olmadığı gün yüzüne çıkmıştı. Trump, bütün bu iddialara karşı ‘bu sefer de yanılmış olmasınlar?’ şeklinde savunma yapıyor. İşin özündeyse Trump’ın başkanlığındaki ABD’nin daha az etkili olabileceği korkusu ve -karşı tarafa göre- güvencesi yer alıyor. Yasa dışı göçmenlere karşı alacağı katı önlemler ve dış politikada Obama’nın aksine daha müdahaleci olacağını açıklayan Trump, nihayetinde tecrübesizliğiyle ‘tahmin edilemez’ bir başkan profili çiziyor. NATO’nun işlevini sorgulayan ve IŞİD’e karşı yapılacak operasyonları başta Rusya olmak üzere bölge ülkeleriyle de ortak hareket etmeyi öneren Trump ne yazık ki bunun için somut bir reçete sunmuyor. Özellikle ABD dış politikası için söylemsel düzeyi aşmayan hedefleri sahaya ne derece uyarlanabilir bilinmediğinden Clinton’a kıyasla Rusya için daha tercih ‘edilebilir’ duruyor.

Kaynaklar
Andy Greenberg, “Trump’s Win Signals Open Season for Russia’s Political Hackers”
https://www.wired.com/2016/11/trumps-win-signals-open-season-russias-political-hacker

Background to “Assessing Russian Activities and Intentions in Recent US Elections”: The Analytic Process and Cyber Incident Attribution,
https://www.dni.gov/files/documents/ICA_2017_01.pdf

Kathy Gilsinan, “Did Putin Direct Russian Hacking? And Other Big Questions”
https://www.theatlantic.com/international/archive/2017/01/russian-hacking-trump/510689/

Sean Gallagher, “Did the Russians “hack” the election? A look at the established facts”
http://arstechnica.com/security/2016/12/the-public-evidence-behind-claims-russia-hacked-for-trump/

Share This:

Bir Cevap Yazın