ABD Seçim Sonuçları Serisi III: Popülizmin Yeni Devri ve Uluslararası İlişkiler

 

9 Kasım 2016 tarihi itibariyle, Amerikan halkı, beklenin aksine, statükoyu korumak yerine, popülist ve özellikle dış politika konusunda oldukça deneyimsiz Cumhuriyetçi aday Donald J. Trump’ı başkan olarak seçti. Analistler, gazeteciler, bu seçimin, Amerikan iç politikasını ve özellikle ülkede git gide artan ırk ve cinsiyet gerginliklerini nasıl etkileyeceğini tartışa dursun, Donald Trump ile beraber, Amerikan dış politikasının alacağı/alabileceği yeni yön ise ayrı, ancak bir o kadar önemli bir tartışma konusu.

Trump, şimdilik ekonomik ve stratejik olarak izolasyoncu bir tavır çizecek gibi gözükse de, uluslararası ilişkilerin tahmin edilemezliği ve dinamik yapısı, Trump dış politikasını  beklenmedik çizgilere çekebilir. Obama’nın sekiz yıllık statükocu pasif-agresif dış politika doktrininden sonra, Trump’ın yeni vizyonu, bu sebeple, bazısı tehlikeli, bazısı merak uyandırıcı, bir sürü yeniliğe gebe. Rusya,Türkiye ve ABD arasında oluşacak gibi gözüken yakın ilişkiler, bu noktada herkesin dikkat etmesi gereken bir mevzu olarak ortaya çıkıyor.

Rusya

Seçim kampanyası sürecinde, Donald Trump’ın Putin’e karşı sıcak tavrı ve Demokrat Parti’nin Rusya’yı seçimleri Trump lehine sabote etmekle suçlaması çeşitli şüphelere yol açtı. Seçimlerden iki gün sonra Rus Dış İşleri Bakanı Yardımcısı Sergei Ryabkov’un itiraf ettiği üzere, kampanya döneminde Rusya ve Trump kampanyası arasında  Obama döneminde, özellikle Suriye ve Ukrayna çatışmalarıyla gerilen, ve Clinton başkan seçilseydi sıcak çatışmayla sonuçlanması yüksek Amerikan-Rusya ilişkileri, Trump başkanlığı ile tam tersi yöne evirilecek gibi gözüküyor.

Vladimir Putin, Donald Trump’ı seçimden sonra ilk tebrik eden dünya liderlerinden biri olmasıyla birlikte, yaptığı açıklamalarla, Amerika-Rus ilişkilerinin bu tarihten itibaren daha pozitif bir yöne ilerleyebileceğinin sinyallerini verdi. Seçimin ertesi günü yaptığı açıklamada Rusya’nın Amerika’yla son zamanlarda bozulan ilişkilerini düzeltmeye hazır ve istekli olduğunu belirten Putin, Moskova ve Washington arasında, eşitlik ve karşılıklı saygı ilkelerine bağlı, ve halkları ve küresel toplumun yararına,  yapıcı bir diyalog inşa edebileceklerine inandığını açıkladı.

Popülist retorikleriyle ve 21.yüzyıl otokrasi tipine yatkın bu iki liderin kuracağı yakın ilişkinin, uluslararası güç dengelerini ne yönde etkileyeceği şüphesiz önümüzdeki 4 yılın en kritik sorularından biri olacak. Ancak unutulmaması gereken bir nokta, bu yakın ilişkilerin yükseldiği hızda düşme ihtimali. Trump da Putin de olaylara sert tepki vermeye yatkın iki lider. Amerika ve Rusya arasında gelecek 4 yıl içinde ortaya çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlık, Suriye anlaşmalarında olsun, Orta Doğu stratejisinde olsun, şimdilik pozitif yönde ilerleyecek gibi gözüken ilişkileri, aniden ters yöne çekebilir. Gelecek 4 yılın, bu sebeple, Rusya-Amerika ilişkilerinde beklenmedik gelişmelerle dolu olma ihtimali var.

Türkiye

Amerika-Türkiye ilişkileri de, önümüzdeki dört yıl içinde, iki popülist lider eşliğinde, Rusya’ya benzer bir yön alacak gibi gözüküyor. Seçimin ilk dönemlerinde Trump’ın Müslüman karşıtı retoriği karşısında eleştirel bir tavır takınan Türkiye hükümeti, darbe girişimi sonrası Trump ve Obama arasında tepki farkı üzerine bakış açısını değiştirdi. Özellikle Clinton Vakfı’nın Fetullah Gülen ile yakın ekonomik ilişkileri ve Obama hükümetinin darbe sonrası Türkiye’ye verdiği desteğin yetersiz görülmesiyle beraber, Türk hükümeti Trump’a daha sıcak yaklaşmaya başladı. Darbe sonrası Türkiye’yi destekleyen tavırları Türkiye ve Amerika arasında da son birkaç yılda gerilen ilişkilerin düzelmesine sebep olabilir.

Donald Trump’ın baş danışmanlarından emekli general Mike Flynn, Türkiye’yi Orta Doğu’da ve Suriye İç Savaşı’nda en büyük müttefiklerinden biri olarak gördüklerini ve bölgesel barışı sağlamak için Türkiye ile ilişkilerin sağlam tutulması gerektiğini belirterek, Trump’ın Ankara politikasının ipuçlarını vermiş oldu. Ancak, yukarıda belirtilen Müslüman karşıtı dil, Ankara-Washington ilişkilerindeki güvensizlik ortamının da devam edeceğinin habercisi.

Rusya’yla olduğu gibi, liderlerin birbirine yakın politik görüşleri ve popülist politikaları, iki ülke arasında en azından şimdilik bir yakınlaşma olabileceğini gösteriyor, ama bu beklentilerin gerçeğe dönüşmesi için bu yakınlıktan fazlası gerekiyor. Türkiye’nin Suriye İç Savaşı’nda ve IŞİD ile savaşta güçlü bir müttefik olarak kalması için, Esad sorununun Rusya ve Türkiye ile bir çözüme kavuşturulması ve Kürtlerin silahlandırılması polemiğinin stratejik olarak yararlı, ve iki halkın da (Türklerin ve Kürtlerin) ağır tepkisini çekmeyecek bir sonuca vardırılması gerekiyor. Bunlar, dış politikada deneyimsizliği ortada olan Donald Trump için başarması zor hedefler. Ankara, şimdilik Trump’ın başkanlığını kutluyor olabilir, ancak gelecek için hazırlıklı ve dikkatli olmakta fayda var.

Popülist Bir Güç Bloğu

Trump’ın seçimi, Putin’in yükselişi, Brexit ve Avrupa’da sağ partilerin topladığı destek ile dünya güç dengesi yepyeni bir yöne eviriliyor. Milli çıkarların ve pragmatizmin, uluslararası dayanışmanın ve açıklığın önüne geçtiği bu dönemde, popülizm yeni politik dil olarak öne çıkıyor. Trump’ın Türkiye ve Rusya ile kurmaya yeltendiği bu yakın ilişkiler, yeni bir popülist güç bloğunun sinyalini veriyor olabilir. Suriye İç Savaşı’nın bir sonuca varması için sağlıklı gibi gözüken bu yeni üçlü ilişki, ancak, göründüğü kadar pürüzsüz ilerlemeyecek. Bu üç ülkenin, üç lideri de, beklenmedik hareketlere, sert tavırlara açık ve çatışmadan kaçmayacak üç lider. Küçük anlaşmazlıklar, değişen politikalar, ve uluslararası ilişkilerde eksik olmayan ani dinamik değişimleri, ülkeleri sıcak çatışmanın dibine de pekala getirebilir. Trump’ın seçilmesi, Rusya ve Türkiye’de barış davullarıyla karşılanıyor, ancak Trump’ın deneyimsizliği, egosu ve beklenmedik hareketler yapmaya hazır tavrı, barış vaatlerini saniyesinde yerle bir edebilir. Yeni başkan, beraberinde yeni ihtimaller getirdi, uluslararası ilişkilerin bu seçimle alacağı yön ise, şimdilik kestirmesi zor gibi görünüyor.

Kaynakça

 http://www.huffingtonpost.com/entry/donald-trump-russia-in-touch-election_us_582475f5e4b0d9ce6fc0e5f4?

 http://www.telegraph.co.uk/news/2016/11/09/president-putin-celebrates-a-donald-trump-win—what-does-it-mea/

 http://www.newstatesman.com/world/europe/2016/11/vladimir-putin-and-donald-trump-get-ready-big-deal

 http://www.ecfr.eu/article/commentary_ankara_happy_with_a_trump_win7073

 http://thehill.com/blogs/pundits-blog/foreign-policy/305021-our-ally-turkey-is-in-crisis-and-needs-our-support

 https://www.rt.com/news/365966-putin-trump-congratulates-victory/

 

 

 

Share This:

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın