Suriye’deki Yardım Konvoyuna Yapılan Saldırı, ABD Tarafından Bir “Propaganda Aracı” Olarak Kullanılıyor (Çeviri)

19 Eylül 2016’de Halep’e doğru giden yardım konvoyuna yapılan saldırının detayları daha tam olarak açığa çıkmamışken ve Amerika ve Rusya bu saldırının failinin kim olabileceğini tartışırken, olay bir “propaganda aracı” olarak kullanılmaya yatkın durumda. Ancak analizciler, bu propagandanın kime hizmet edeceği hususunda bölünmüş durumdalar.

Uluslararası Kızıl Haç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu’nun raporuna göre, 19 Eylül akşamı, Suriye’nin Halep bölgesine insani yardım taşıyan bir BM-Suriye Kızılay konvoyu saldırıya uğradı. Saldırı sonucunda, 31 kamyondan 18’I yok edildi ve en az 21 kişi öldürüldü.

Bu trajik olay, 12 Eylül’den beri geçerli olan ancak bir çöküş sürecine giren Suriye ateşkesi esnasında ve ABD önderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyona ait bir savaş uçağının Suriye yakınındaki Deir ez-Zor bölgesindeki Suriye ordusu konumlarına yanlışlıkla düzenlediği ve sonucunda 62 askeri personelin öldüğü, 100 askerin de yaralandığı saldırıdan iki gün sonra gerçekleşti.

“Centre for Research on Globalisation” (CRG) yönetim kurulu üyesi Michel Chossudovsky, Sputnik’e verdiği bir röportajda, “Amerika, ateşkesi imzaladıktan günler sonra, gidip yaptığı anlaşmayı Suriye ordusuna karşı dikkatle hazırlanmış bir saldırıda ihlal ediyor. Aniden ortaya çıkan bir hata değil, önceden ve  dikkatle hazırlanmış bir plandı” dedi.

Chossudovsky, devamında “Konvoy sorunsalı Amerika tarafından, uluslararası hukuk ilkelerine yok sayan saldırılarından dikkati başka yöne çevirme amacıyla bir propaganda aracı olarak kullanıldı. Bu bir suçtur, bir saldırganlık suçudur” dedi.

Saldırıdan sonra, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Vekili Ben Rhodes, olayın bir hava saldırısı olduğunu ve Rusya ve Suriye devletlerinin bu insani suçun tek failleri olabileceğini söyledi. Beyaz Saray aynı zamanda Amerika-Rusya arasındaki askeri birlikteliğin devamlılığını sorguladı.

Rus Dış İşleri, bu iddialara karşılık olarak, saldırı görüntülerini incelemeye tabi tuttuğunu ve konvoya isabet eden levazımların Rus veya Suriye devletlerine ait olmadığı kanaatine vardıklarını söyledi.

Basın sözcüsü Binbaşı General Igor Konashenkov saldırı görüntülerinin herhangi bir bomba kullanımına işaret etmediğini belirtirken, saldırı izlerinin Jabhat Fatah Al Sham’ı (eski adıyla Nusra Cephesi) fail olarak gösterdiğini iddia etti.

Middle East Institute Kıdemli Üyesi Robert Ford ise “19 Eylül’de gerçekleşen saldırı, Güney Türkiye’de istihbarat mekanizmalarına sahip ABD kaynaklarına ve bölgede bulunan Suriyeli gözlemcilere göre bir hava saldırısıydı. Buna bağlı olarak saldırı ya Rus araçlarına sahip Suriye Hava Ordusun ya da bir Rus uçağı tarafından gerçekleştirildi” dedi.

Chossudovsky, karşı çıkarak, “ne Rusya’nın ne de Suriye’nin yardım konvoyuna saldırarak kazanacağı bir şey yok. Ancak Amerika’nın vardı” dedi.

“Onlar yaptı demiyorum, ama bu olayı savaşın başladığı 2011 yılından beri olduğu gibi Rusya’yı ve Bashar al-Assad yönetimini karalamak için kullandılar” diye de ekledi.

Suriye’de görevde bulunan yardım kuruluşları saldırıyı kınadı ve uluslararası güçlerin Suriye’ye gönderilen insani yardımı güvenli geçimi için alınması gereken adımları atmasını talep etti. Saldırı, Birleşmiş Milletler’in Suriye’de yardıma muhtaç yardım göndermeyi geçici olarak bırakmasına sebep oldu. Ancak, Birleşmiş Milletler İnsani Hususların Koordinasyonu Ofisi, ülke içindeki operasyonlarına, sınırlararası teslimatlara ve havadan yardımlara devam ediyor.

Aslı:http://www.globalresearch.ca/attack-on-humanitarian-convoy-in-syria-used-by-us-as-a-propaganda-tool/5547668

Share This:

Bir Cevap Yazın